21 Eylül 2013 Cumartesi

KABAK EZMESİ TATLISI


PRATİK BİR TATLI-KABAK EZMESİ

Aslında tam bir Antakya tatlısı olan bu kabak ezmesini biz daha basit bir usul ile pratik yoldan yapacağız. Tarif biraz uydurmaca da olsa süper tadı sayesinde ayıplarımızı örtüyor. Antakya usulündeki tarifi size daha sonra yayınlayacağım. Buna İskenderun usulü deyip işi bağlayalım. Şimdiden afiyet olsun.
Malzemeler:
1 adet beyaz tatlı kabağı ve birebir şeker ve azcık limon suyu. Süslemek için çekilmiş Antep fıstığı kullanalım, işte o kadar!


Kabağı soy ve dilimle, makinede rendeden geçir
Sonra elinle suyunu sık
Aynen böyle
Devam...
Üşenmeee!
Tencereye koy, şekerini kat, ocağın altını yak
Bak işte suyunu iyice bıraktı, kıvama geliyor...
Oldu bittiii, şimdi soğumasını bekle ve sonra küçük ikram servislerine al
Altın sarısı nefis kabak ezmesi-Afiyet olsun!

14 Temmuz 2013 Pazar

KARBEYAZ-HATAY

İSMİ GÜZEL KARBEYAZ

İskenderun’dan çıkıp 50 dakikalık yolculuk yaptıktan sonra Antakya’nın girişine varırsınız. Ancak Antakya merkezine ilerlemeden Reyhanlı yol ayrımından sapar ve bir müddet sonra St.Pierre Kilisesinin olduğu tarafa dönerseniz Altınözü tabelasını görürsünüz. Tabelayı görür görmez sola kıvrılıp yokuş yukarı çıkmaya başlayın. Antakya Kalesine çıkan yolu kullanarak Altınözüne giriş yaparsanız biraz ileride "Yiğityolu" yazan büyük tabelayı bulursunuz. Bir müddet sonra "Seferli" köyünü solda bırakıp "Karbeyaz" tabelasından girin.
İskenderun’dan Karbeyaz'a tam 2 saat çekiyor. Katettiğimiz mesafedeki yollar epey düzgün. Bir sıkıntı çekmiyorsunuz. Tek sorun Altınözü’nden sonraki güzergahın nispeten ıssız olması. Yazı yabanda tek tük araçla karşılaşırsınız ve bu yüzden kendinizi yalnız hissedebilirsiniz. Yol boyunca size bostanlardaki sapsarı kavunlar eşlik eder. Toprak hayli susuz görünmesine rağmen kavunların yanı sıra Tütün, Ayçiçeği ve Kabak ta yetiştirilmiştir. Zeytin bahçelerini hiç söylemiyorum. Dağ taş  zeytin ağacı.

Karbeyaz yolunda kavun bostanları

Karbeyaz'da tepeler Zeytin ağaçlarıyla dolu



Karbeyaz'da bütün evlerde tandır faslı yaşanır

Karbeyaz'da tandır keyfi

Karbeyaz'da mimari de çok ilginçtir. Selçukl ve Artuklu eserlerinde görebileceğimiz simge ve süslemeler ansızın karşınıza çıkabiliyor.

Söylendiğine göre 16.yy.da Osmanlı’nın Yavuz sultanı, Selim Han, Memlük Seferinden dönerken hasta ve sakatlanan yeniçerileri Karbeyaz çevresine yerleştirmiştir. Hatay devleti, Türkiye Cumhuriyetine katıldıktan sonra 1968’e kadar nahiye olarak kalan Karbeyaz’a o zaman 12 köy bağlıymış. Şu anda Beldeye bağlı 10 köy bulunmakta.

Bucaklar (Nahiyeler) Türk idari sisteminden çıkarıldıktan sonra ismi Yiğityolu olarak değiştirilmiş, 1975 yılında da Yiğityolu Belediyesi kurulmuştur. 2008 yılında Beldenin adı Karbeyaz olarak tekrar değişmiş. Eee bu kadar güzel Öz Türkçe bir ismi varken en doğrusu yapılmış bence.
Karbeyaz'ın Pınarbaşı Camiisi





Karbeyaz'da bulunan Pınarbaşı Camii'nin minareden sağlanan girişi


Karbeyaz'ın tarihi evleri bakım bekliyor




Karbeyaz insanı genelde tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Köyün kooperatifi de mevcut.
Özellikle zeytincilik sonbahar başında başlayıp ocak ayına kadar devam ediyor. Yazları ise ekin biçiliyor, buğday hasadı yapılıyor. İncir ve incirin farklı çeşitleri Karbeyaz’da yetişiyor.  
Beldede ilköğretim okulu, Sağlık ocağı, Askeri karakol  var.
Hatay ve Suriye arasında bulunan Karbeyaz (Yiğityolu) Sınır kapısı 40 yıl önce kapanmış. Son zamanlarda Suriye’deki iç karışıklıktan kaçan Suriye vatandaşları bu sınırdan da giriş yaptılar. 

Karbeyaz sokakları

Karbeyaz sokaklarında geleneksel salça kaynatımı




Karbeyaz'da hemen hemen her evde biber salçası yapılır


Evlerin içleri de geleneksel mimariye uygun olarak ahşap oymalı dolapları barındırır


Karbeyaz'ın şirin sokakları

Karbeyaz sokaklarında gezerken kapıların süslemeleri hemen dikkatinizi çeker



Karbeyaz'da geleneksel mimari örnekleri her adım başında karşınıza çıkar

Karbeyaz şimdi yeni misafirlerini ağırlıyor...

22 Haziran 2013 Cumartesi

İSKENDERUN'DA İÇ KEYFİ (KISIR)

Türkiye'nin bir çok yerinde "Kısır olarak" bilinen yemeğe Antakya'da sarma içi, İskenderun'da "İç" denir. İç'i diğerlerinden ayıran şey sıcak suyla ıslanmadan yoğurulmasıdır. Yani bulgur biraz diri olacak! Ayrıca bol zerzevatlı yani bol yeşillikli!

Kullanılan malzemeler:
Bol taze soğan (10 dal olabilir)
Bol maydanoz (2 bağ'a yakın)
Birkaç tane kırmızı veya yeşil biber
1,5 yemek kaşığı tatlı nar ekşisi
1 su bardağı Zeytinyağı
1 yemek kaşığı biber salçası
1 adet orta boy sulu domates
*Bulgur ölçüsünü adam başı 1 çay bardağı olarak ayarlayabilirsiniz
İsteğe göre bir-iki dal taze nane ve bir parça taze kekik (zahter) de eklenebilir. Ayrıca yemeğe eşlik etmesi için mevsimine göre marul veya asma yaprağı süper olur!


Yapılışı:
Bütün sebzeleri bolca yıkayıp süzdükten sonra ince ince kıymaya başlayın ve bir kenara ayırın.
Bulgurunuzu büyük bir tepsiye alın ve kabuğu soyulup kıyılmış olan domateslerinizle birlikte bulguru yoğurmaya başlayın.(Yani su ile yoğurmuyoruz ama arada bir elimizi ıslatabiliriz) Sonra içerisine acı biber salçasını ekleyip yoğurmaya devam edin. Salçanızın tuzu yerindeyse fazladan tuz eklemenize gerek yoktur. Yoğurduğunuz bulgur, köfte kıvamına yaklaşınca nar ekşisini ekleyip bir müddet onunla da yoğurun. En son sebzeleri ekleyin ve halis zeytinyağını katın. Sebzeleri çok fazla ezmeden karıştırırsanız görünümü ve lezzeti daha güzel olacaktır.
Afiyet şeker olsun!
KÜNEFE NASIL YAPILIR?
Kullanılan malzemeler:
1 kg. tel kadayıf
1 kg. künefelik tuzsuz peynir (Antakya'dan gelmiş olanı tercih ediniz ya da Antakyalı arkadaşlar edininiz:))
500 g. tereyağı

Şurubu için:
1 kg. toz şeker
3 su bardağı su
Önce Künefe kadayıfı ince ince kıyılır(elle koparılıp tiftiklenirse daha iyi) ve eritilmiş tereyağı ile yoğurulmaya başlanır.
Kadayıfın tereyağını iyice emmesi lazım!
Özel künefe peyniri temiz beyaz bir tülbentin içine konup sıkılır.  Başınıza da bir tülbent alsanız fena olmaz hani-hijyen önemli bişiy:p
Fazla suyundan kurtarılan peynir bir kenara bırakılır
Tereyağı ile özlenen kadayıf iki kısma bölünür. İlk kat için ayrılan kısım genişçe bir bakır tepsiye serilmeye başlanır. Tabi tepsi de tereyağı ile önceden yağlanmış olacak.
Tepsiye yayarken her yanını eşit yapmaya çalışın
Emin olamadıysanız peynirin suyunu bir kez daha sıkın. Yoksa tepsiye yapışır alimallah!
Bir tepsi yardımıyla da eşit dağılmasını sağlayabilirsiniz.
Künefeyi güzel bastırmak bu işin en önemli kısmıdır!
Artık sıra peynirleri yaymaya geldi...
Peynirini de eşit dağıtmaya çalışın!
Peynir döşemesi bitmek üzere...
Daha önce bir kenara ayırdığımız kadayıfın geri kalanını da peynirli yüzeyin üzerini  kapatmak üzere kullanın!
Kapanmayan yer kalmasın!
Budur!
İkinci katı da bezedikten sonra düzeltme ve sıkılaştırma işlemi başlar!
Sıkılmadan devam!
Babanda mı tatlıcıydı bee! Ver gazı!
İşlem tamam. Fena görünmüyor!
Artık tersini çevirme vakti! Künefenin üst tarafını da kızartacağız. Bu işin ustaları künefeyi sanki tavada omlet çevirir gibi kolayca ters yüz ederler yani anlayacağınız havada takla attırırlar.  Aman siz dikkat edin de bütün emekleriniz boşa gitmesin. Bence büyük başka bir tepsi yardımıyla halledin bu işi!
Bu arada üzerinde duran kürdana dikkatinizi çekerim: tepsiyi çevire çevire pişireceğimiz için bize kolaylık sağlayacak bu çöp! Sağdan sola veya soldan sağa farketmez:)  ister set üstünde pişirin ister bahçede kurduğunuz sacın üzerinde veya mangal kömürü ateşinde- yeter ki çöpün yerini kaybetmeyin ve tam bir 360 dereceyi tamamlayın!:)
Hmm güzel kızardı! nam nam nam...
Altı üstü nar gibi kızarmış künefeye kim hayır diyebilir?
Kaynattığınız şerbeti üzerine dökün
Yani anlayacağınız her ikisi de sıcak olacak. Künefe de şerbeti de!
Tatlınızı sıcakken büyük baklava dilimi şeklinde veyahut büyük kareler halinde dilimleyin. Şırasını bol isteyene yok demeyin yanında tatlı kaşığını da verin.
Nefis künefemiz hazır! AFİYET OLSUN!